6 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta sinemalarda 6 yeni film vizyona girdi. Bunlardan 2’sinin Türk yapımı filmler olması sevindirici bir haber. Dilerseniz filmlere Kutup Dayısı’nda bir göz atalım :)

WATCHMEN
New York 1985… Dünyanın her yanını korku ve paranoya sarmıştır. Bir zamanlar suça karşı mücadele etmek için maskelerini kuşanmış olan kahramanlarımız artık o kimliklerini gizleyerek sıradan bir hayat sürmektedirler. Çok güçlü bir silahın üretilmesiyle birlikte global güç dengesi değişmiş, bunun kaçınılmaz sonucu olarak dünya nükleer savaşın eşiğine kadar gelmiştir. Kıyametin soğuk yüzüyle karşı karşıya kalan çaresiz devlet yöneticileri umutsuzca önlem almaya çalışmaktadır.
Komedyen lâkaplı süper kahramanın öldürülmesi olayını soruşturan Rorschach, kahramanları gözden düşürmek ve öldürmek için düzenlenen komployu gün ışığına çıkarır. Arkadaşları Ozymandias ve İpek Hayalet‘i de yanına çeker ve eski günlerdeki gibi, süper kahraman kostümlerini giymelerini sağlar. Üçlü, dünyanın karşılaştığı geniş kapsamlı komplonun tarihin akışını değiştirecek boyutta olduğunu keşfedeceklerdir. Geçirdiği bir kaza sonucu tanrısal güçler kazanmış Dr. Manhattan bile insanlığın sürüklendiği bu felaketi önleyemeyecektir.

YAŞAM ARSIZI
Elif, iki çocuk annesi, sıra dışı bir pavyon kadınıdır. Tarihçi olan babasının aşıladığı dünya görüşünün de etkisiyle, yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen insan kalmayı başarabilmiştir. Çocuklarına “ne yapıp yapacaksınız; ama yaşamınızı kimseyi incitmeden yaşayıp bitireceksiniz” diye öğüt vermiştir hep.
Bataklıkta dans etmek kadar zor olan hayatını defalarca bitirmeye çalışmıştır Elif. “Bu hayatı yaşamayı beceremiyorum” der, kendi kendine sık sık; ama eli kolu bağlıdır. Çünkü iki çocuk anasıdır Elif ve bu dünyaya çocuk getirmek onun hayattaki en büyük hatasıdır. Ne yapıp ne edip çocukları büyüyene kadar sürdürmelidir hayatını…

GÖKTEN 3 ELMA DÜŞTÜ
Küçük çapta bir hırsız olan genç Ali (İsmail Hacıoğlu) evden kaçmıştır. Nasıl karşılanacağını bilmeden İstanbul’daki daha önce hiç görmediği dedesine doğru garip bir yolculuğa çıkar…
Ali‘nin dedesi emekli asker Recep (Köksal Engür), tek başına askeri disiplin içinde yaşayan huysuz bir ihtiyardır. Karısını üç yıl önce kaybetmiş ve onay vermediği bir evlilik yapmış kızı Yıldız‘la da yaklaşık yirmi yıldır görüşmüyordur. Recep‘in tüm saatleri hemen her gün aynı geçiyordur artık. Ta ki küçük torunu Ali çıkıp gelene kadar…
Recep‘in üst kat komşusu Nilgün (Bennu Yıldırımlar) ise yalnız yaşayan, orta yaşlarda, üniversite mezunu, asi, modern bir fahişedir. Recep Nilgün‘ü apartmandan attırabilmek için her fırsatta onunla tartışma çıkarır. onu apartmandan atmak istiyordur. Peş peşe yaşanan bir dizi olay bu üç insan arasında beklenmedik bir bağ kuracaktır. Onlar artık geri dönülemez bir birlikteliğin içindedirler.

GRAN TORINO“Gran Torino”, hızla değişen dünyada eski değerlerinden vazgeçmemeye çalışan, ama göçmen komşuları tarafından önyargılarıyla yüzleşmeye zorlanan, demir gibi bir iradeye sahip katı Kore Savaşı gazisi olan Walt Kowalski’nin hikayesini konu alıyor.Günlerini evde yaptığı tamirat ve bira içmekle geçiren, M-1 piyade tüfeğini daima hazır bulunduran, Ford’dan emekli otomobil işçisi Walt, gördüğü hemen her şeye kızmaktadır: Sarkık yağmur olukları, mahallenin kendilerine ait olduğunu sanan amaçsız gençlerinden oluşan çeteler. Walt artık vadesinin dolmasını beklemektedir. Ta ki biri onun ‘72 model Gran Torino’sunu çalmaya çalışana kadar.

CÜCELER DEVLERE KARŞI: GİZLİ ODA
Ergenlik çağında bir cüce olan Junior, kendini, ağaç evindeki laboratuarında tuhaf aletler icat etmeye adamıştır. Ancak ormandaki cücelerin lideri olan babası Jalle, oğlunun bu halinden pek de hoşnut değildir. Junior, babasını hoş tutmak için, kış mevsiminin ilk fırtınasından önce, kış uykusuna yatmaya hazırlanan hayvanlara yiyecek dağıtma işinde ona yardımcı olmayı kabul eder. Ancak bu esnada, sürekli ağız dalaşına tutulan kardeş tröller Face ve Slim, kötücül babaları Fassa‘nın hain planını uygulamaya koymuşlardır ve cücelerin gizli sığınaklarında depoladıkları yiyecekleri çalarlar. Bu olayda Jalle‘nin kazayla yaralanması nedeniyle, çalınan yiyecekleri bulma işi Junior‘a kalır. Junior, en yakın arkadaşı Sneaky de yanına alarak, yiyecekleri bulup geri almak için uzun bir yolculuğa çıkar. Bu maceralı yolculukta başlarına gelenler, onlar için olgunluk yolunda atılmış ilk adımlar olacaktır.

SIRADAN BİR GÜNDÜ
Fazlasıyla monoton bir hayat sürdüren Bob Maconel‘in hayatta iletişim kurabildiği tek dostu, evindeki akvaryumda yaşayan balığıdır. Maconel sıradan günlerinden birinde, her zamanki 8 saatlik mesaisini kasvetli, yaşadığı dünyadan tamamen kopuk hissederek geçirmektedir. Bu berbat günde, kazara, potansiyel katillikten kahramanlığa geçer ve onu bugüne kadar hiç farketmemiş olan güzel Venessa’nın hayatını kurtarır. Bu kahramanca davranışı onu monoton gerçekliğinden çıkarıp gerçeküstü bir kasırganın içine çeker.
Başta da belirttiğim gibi 2 Türk filminin vizyona girmesi sevindirici bir olay. Şahsen Watcmen’e şüpheyle bakıyorum. “Sincity” ve “300″ filmlerini pek sevmemiştim. Gerçi “V for Vendetta”nın çizerleri tarafından kaleme alındığı için gitme ihtimalim çok yüksek. Türk filmlerini de desteklemeyi unutmamak lazım :) Ayrıca Client Eastwood’un oyunculuğunu da kaçırmamalı :)
Film bilgileri için Sinema.com‘dan faydalanıldı.




